![]() |
GİRİŞ | |||
|
Buffavento, St. Hillarion, Bellapais ve Girne Kalesi
Vouni, Soli, Lefkoşa Anımsanacaklar, Fikir vereek detaylar, vs.
|
Kıbrıs...Burnumuzun dibindeki yavru vatan. Güneyde kıyı
ilimiz Mersin ile arası 70 km, ancak, alıştığınız Antalya gibi
değil, misal.
Kıbrıs'ı görmeye karar verdikten sonra başka zor bir
karar sizi bekler; kendiniz mi gitmelisiniz,
tur ile mi gitmelisiniz? Bu soruya bir kaç mühim kriteri göz önünde
tutarak cevap vermeniz gerekir: toplu taşımacılık esasları, mesafeler,
öncelikleriniz, soldan akan trafikte araba kullanmak isteyip
istemediğiniz, gibi.
Birincisi, Kıbrıs'ta toplu taşımacılık belli saatler
içerisinde şehir içinde yapılabiliyor. Atlayayım otobüse yahut metroya,
şuraya gideyim, mümkün değil. Metro zaten yok. Dolayısı ile ya tura
katılacak, rehberiniz ve otobüsünüzün götürdüğü yere gidecek, tur
ahalisine tabi olacaksınız ya da araba kiralayacaksınız.
Kıbrıs'ta, her ne kadar çeşitli kaynaklarda mesafelerin
birbirine yakın olduğu söylense de, il sınırları içinde bu ifade doğru
olsa da, ören yerleri dikkate alındığında, bu, hiç de öyle değildir.
Merkezden merkeze 5 dakikada gidersiniz misal, ancak görmek istediğiniz
yer için 40 dakika otoyolda gidip 40 dakika da dağa tırmanmanız gerekir.
Bu da demektir ki yine ya tur ile gidip tüm ekstra paketlere
katılırsınız, ya da araç kiralayabilecekseniz kendiniz kendi planınızla
gitmeyi tercih edersiniz.
Buradaki kritik karar noktası da, Kıbrıs'ta soldan akan
trafikte araç kullanmayı kıvırıp kıvıramayacağınız ve harita okumak
konusundaki ustalığınız ile yol -yön bulmadaki melekeleriniz ve
güdüleriniz ile ilgilidir. Çok çetrefilli olmasa da alıştığınız
otomatikleşmiş reflekslerinizden arınıp son derece dikkatle arabayı
kullanmaktır.
Bu temel sorulara cevap verdikten sonra yapacağınız
tabii ki amacınıza uygun bir mevsim dönemi kollayıp planlamanızı
yapmaktır.
İş bu yazı, özellikle uçak biletini alıp otelini kendi
ayarlayıp, Kuzey Kıbrısı kendi gezmek isteyenler için daha aydınlatıcı
olacaktır kanaatindeyim.
Seyahati kendi başınıza yapacağınız kararını verdikten sonra sezonu tespit
etmelisiniz.
Sıcaklık açısından gezmeye en uygun dönemler İlkbahar
ve Sonbahar. Son derece
hareketli outdoor günler sizi beklediğinden sıcağı mümkün olan en
ılıman halinde yaşamanız şart. İnternetteki çeşitli kaynaklar
İlkbaharın, Kıbrısın sırtlarını yemyeşil ve
muhteşem çiçekler içinde görmek açısından üstünlüğü olduğunu
yazıyor. Bizim seyahatimiz Kasım ayı başına denk düştü. Sıcaklık
olağanüstü uygundu, ancak kış dönemine girildiğinden günlerin kısalması
son derece büyük bir dezavantaj oluyor, zira müze ziyaret saatleri kış
mevsimine göre ayarlanmış olduğundan 16:00 -16:30 gibi kapanış saatleri
ile son derece koşturmalı anlar yaşıyorsunuz. Ancak kış dönemlerinde de
her anlamda düşük turistik sezon fiyat avantajlarından faydalanıyor,
ayrıca da daracık şehiriçi sokaklarında turist kalabalığından ve
trafiğinden daha az muzdarip oluyorsunuz. Her ne kadar istatistiksel
olarak Kuzey Kıbrısın en yağışlı dönemi olarak geçse bile bizim
bulunduğumuz Kasımın ilk haftası sıcaklık 25 derece civarı idi.
Fazladan vaktimiz kalsa denize bile girebilirdik!
Sonraki aşamanız tabii ki uçak ve otel rezervasyonunuz.
Zaman zaman tüm havayolları promosyonlar yapabiliyor.
Umarım uçuşunuz bunlardan birine denk gelir. Ancak burada yine
belirleyici olan sezon fiyatları ve takvimi aslında. Düşük sezonun
dezavantajlarından birisi uçuş saatlerinde azalma oluyor sanırım. Bundan
kaynaklı , elimizde olan saatleri optimum verimde kullanabilmek
açısından THY ile gidip, KTHY ile dönebildik.
İlginç bulduğum ise, ( Kasım uçuşu için Temmuzda bilet alarak)
vergisiz en ucuz fiyattan bilet alabilmeme rağmen (90 TL/ 2 kişi) o
fiyatın vergiler eklenince 250 TL / 2 kişi tek yön olabilmesi. O yüzden
promosyonlu dönemde uçabilirseniz o da sizin şansınız olur.
Otel konusunda çok net önerilerim olacak. İhtimal ki,
tercihinizi Lefkoşa ve Girne yönünde kullanacaksınızdır. Şehir
merkezleri önce cazip gelse de, ilçelere kaymak çok çok daha ekonomik
olmakla birlikte, daha rahat ve huzurlu. Zira ağırlıklı olarak yerel
halkın ikamet ettiği bölgelere girmiş ya da yaklaşmış oluyorsunuz.
Lefkoşa, rahatlamaya gitmiş birisi için, son derece
kasvetli ve gerilimli atmosferi olan bir şehir. Karanlık, siyah-beyaz
bir ruhun üzerinde dolaştığını her adımda hissettiğiniz, sahil
esintisinden geriye bir şey bırakmayan bambaşka ruhu olan bir şehir.
Karar aşamasında göreceğimiz tüm şehirlere yakınlık açısından , merkezi
bir konumda bulunması sebebi ile otelimizi neredeyse buradan ayarlamaya
kalkışmıştım. Ancak son anda sevgili Serhatın yönlendirmesi ile
alıcılarımı Girneye çevirdiğime son derece memnun oldum.
Girne bölgesi kalınabilecek en ideal bölge; amacınız
özellikle yüzmek değil de turistik gezi ise. Yine şehir merkezinde
daracık sokaklara sıkışmış oteller ve cadde hareketliliğine bağlı
gürültünün ve kalabalığın içinde olmak istemiyorsanız özellikle Alsancak
gibi ilçelere kaymanızı öneriyorum. 10 dakikada aracınızla şehir
merkezine varabildiğinizden bunun bir sorun olmayacağına inanabilirsiniz.
Gerek şehir merkezinde gerekse Alsancak gibi yakın bölgelerde 3-4-5
yıldızlı oteller mevcut. İstediğinizi seçebilirsiniz. Bir otelden ne
beklediğiniz ile ilgili bir detay bu. Ama otelin otoparkı olup
olmadığını öğrenin.
Ön rezervasyon yaptırdıktan sonra kesin olarak size oda
ayırmak için tabii ki bir gecelik kaporo istiyorlar. O yüzden seçiminizi
ona göre yapın. Düşük sezonda rezervasyon sorunu yaşamazsınız ancak
muhtemelen İlkbaharda yer bulmak konusunda sıkıntı yaşanıyordur. Malum,
Kuzey Kıbrıs tüm dünyayı kucaklayan turistik bir ada.
Sabah erkenden çıkıp gece de sadece uyumaya gideceğiniz
için oda+kahvaltı konaklama tipinden faydalanmanızı öneriyorum. Hatta
zamandan kazanmak için biz kahvaltısız konaklama seçmiş, istediğimiz yer,
zaman ve şekilde kahvaltı etme lüksüne sahip olmuştuk. ( I love
LEMAR markets! )
Sıra araç kiralamakta.
İnternette en kolay bulacağınız bilgi sanıyorum araç
kiralamak konusunda olacaktır. Hemen hepsi birbirine yakın koşullarda
araç kiralıyorlar; kimisi TL kimisi İngiliz Poundu üzerinden fiyat
veriyor, ama çevirdiğinizde hemen aynı fiyat. Siteleri inceleyip,
kullanabileceğiniz araç türüne karar verdikten sonra internetteki ön
rezervasyon (araç talep) formunu dolduruyorsunuz, ya da mail atıyorsunuz,
onlar size ulaşıyorlar. Ama gitmeden bir gün önce arayıp, talep
ettiğiniz araç yerine size şunu verebiliyoruz, uygun mudur diye
sorabiliyorlarJ
Yine de dikkatli olmakta fayda var. Uçakla gitmeniz
yüksek ihtimal dahilinde olduğundan aracı havaalanında almayı tercih
edeceksiniz. Bazı firmalar bunun için ek ücret talep edebiliyor. Form
doldurmadan önce koşulları okuyun. Arabayı çeyrek depo benzin ile
veriyorlar, aynı şekilde istiyorlar.
Planlama Hususunda Genel Hatlar
Benim, bu seyahati detayları ile planlamam ve tüm bu
detaylara karar vermem, Serhat yardımcı olmasına rağmen , 3.5 aylık bir
dönemi kapsar. Son derece kısıtlı bir zaman aralığında, kendi rehberimiz
kendimiz olacağımız için gezeceğimiz yerler hakkında detaylı bilgi
toplamak, nerede ne kadar zaman harcayacağımızı bilmek, buna göre
rotaları çizmek gerekiyordu. Bu dönem içerisinde elden geldiğince bunu
yapmaya çalıştık. Ne var ki, her zaman her yerde olduğu üzere, hedef
noktaya vardıktan sonra, yaşadıkça planlarınızda her zaman değişiklik
yapmanız gerekebiliyor. Bunu da gözönüne almak gerekiyor.
Kuzey Kıbrısı görmek üzere 3 gece 4 günlük bir plan
yaptık. Yemek molaları haricinde dinlenmeksizin, yaptığımız programı
sevgili eşimin değişikliklere adaptasyon yeteneği, hoşgörüsü ve sağdan
direksiyonlu araba kullanma cesareti ile gerçekleştirebildik.
Müzelerin erken kapanması dışında her şey son derece
güzeldi. Böylesi gezilerde yorgunluktan şikayet etmiyorsanız, açlığa
tahammülünüz varsa, koşarak da olsa gezebilirim diyorsanız 3 gece 4
günlük bir gezi size de yetecektir. Gerçi uygun mevsimde gidiyorsanız,
sürenizi daha uzun tutup, farklı yerlerde konaklayarak, aralara birer
gün yüzme ve dinlenme molaları da ekleyebilirsiniz. Bu da çok cazip bir
alternatif olacaktır. |
|||