|
21/09/2003 Perşembe 13.gün |
TRUVA-ÇANAKKALE-GELİBOLU
|
|||||||
|
Ana
Sayfa
Sarımsaklı II & Şeytan Sofrası
Assos & Polymedium (Sokakağzı
Sahili)
|
Bozcaadadan ayrılıyoruz. Bahadır kahvaltıdan önce arabayı feribot kuyruğuna soktu. Vaktinde kuyruğa girmek önem arzediyor! Yoksa anakara ile başka ulaşım yolu yok. Planladığın vakitte feribota bindin, bindin. Aksi takdirde ya bir sonrakine ya da son feribotu kaçırdıysan yarınki ilk sefere! Aslında bugün için plan Truvayı gezmek, bir gece de Çanakkalede kalmak, sonra da Şehitliki gezip yola Tekirdağ üzerinden devam etmekti. Fakat yetkililer feribotu Bozcaadadan saatinden bir-birbuçuk saat daha erken kaldırınca biz de acaba Çanakkalede kalmadan eve doğru devam etsek mi, diye düşünüp Truva gezimizin süresine ve yorgunluk durumumuza bakmaya karar verdik. Truvayı da çok sıcak bir havada gezdik. Sıcak olduğu kadar da rüzgarlıydı. Rüzgarın kötü tarafı tozu yerden kaldırması ve bulut gibi gezdirmesiydi. Haliyle üstümüz başımız bir yana gözlerimiz de nasibini aldı bu işten.
İlk olarak Heinrich Schliemann tarafından yine 19.yyın son çeyreğinde ortaya çıkartılmış bu antik kent. Ama amaç şehri gün yüzüne çıkartmaktan ziyade Priamosun hazinesini ele geçirmekmiş. (Sanıyorum, bu kişinin de Alman olması tesadüf değil). Biraz acı ama gerçek şu ki bu kazılar halen, Daimler-Chrysler, Siemens gibi Alman firmaların sponsorluğunda yapılıyor. Bu yıl Daimler-Chrysler yavaş yavaş çekilme kararı alıp işi Siemense devretmeye başladı. İşin doğrusu, bu işlere yabancı eli değdiği belli oluyor.
Bu evrede kalın bir tül tabakasına rastlanmış olup çeşitli savaş aletlerinin parçaları bulunmuş. Savaştan sonra M.Ö. 1100 -700 yılları arasında şehirde yerleşim olmamış. Ancak M.Ö. 700lerden itibaren Yunan halkı tekrar bu bölgeye yerleşmeye başlamış ve şehrin adı Ilion olarak değişmiş. M.Ö. 4.yydan itibaren Büyük İskenderin yönetimi altına girmiş, M.Ö. 85te de şehri Romalılar ele geçirmiş. İstanbulun fethinden sonra da Truva stratejik önemini yitirmiş. Bugüne kadar yapılmış olan kazı çalışmalarında pek çok şey ortaya çıkartılmış olsa da sitenin daha çok işi var. Truvadan çıkıp Çanakkaleye yöneldik. Saat 14:00 civarıydı. Zaman kazanmak açısından bir an önce feribota binip Eceabat yakasına geçmek istiyorduk. Ancak feribot geç kaldığı ve araç kuyruğu çok düzensiz olduğu için burada fazla oyalandık. Eceabata geçer geçmez ikindi saatlerinde öğlen yemeği yedik. Sonra da şehitliklerin yolunu tuttuk. Vardığımızda akşam saatleriydi. Pek çok şehitlik var. Türk askerleri için olduğu gibi yabancı askerlerin de ülkelerine göre ayrılmış olan şehitlikleri var. Tabii en görkemlisi Abide. Bu gezi benim için çok ağır geçti. Daha müzeyi gezerken başladım ağırlaşmaya. Şehitliklerde zaten dağıldım. Şehitliklerden çıktıktan sonra ver elini Tekirdağ. Eve dönüş yolu. Bu yakaya geçmişken bir daha feribot çilesi çekerek çanakkaleye geçmeyelim dedik. Saat 22:00de Tekirdağdaydık. Oniki gibi eve gelmiştik. |
|||||||