| 2. gün 09/10/2007 |
Barselona |
|
|||||||||
|
Ana
sayfa
Palau Reial (Museu D'historia de la Ciutat) Palau de la Musica Catalana Zafer Takı (Arc del Triomf) El Poble Espanyol (İspanyol Köyü) La Bouqeria Colomb Anıtı Notlar, gözlemler, fikir verecek bilgiler
|
Sabah 07:00'deki kahvaltının ardından önceki akşam karanlık bastıktan sonra görebildiğimiz ışıklandırılmış Casa Battlo ve yanındaki bina ile La Pedrera olarak da bilinen Casa Mila'yı gündüz gözü ile görmeye gittik.
Bundan sonraki ilk durağımız Barri Gotik olarak bilinen Eski Şehir Meydanı. Metrodan sonra kısa bir yürüyüş ile bir vakitler ( 8-13.yy arası) Aragon'lu kontlara ev sahipliği yapmış, şu an şehir tarihi müzesi (Museu D'historia de la Ciutat) olarak işlev gören, Palau Reial, Barcelona Katedrali ve bu iki önemli binaya yüzyıllardır yarenlik eden diğer komşu binaların arasından dar sokakları geçerek tüm çevreyi gezdik. Saat itibariyle henüz açılmadığı için Palau Reial'den önce Katedral'i (Cathedral of Santa Eulàlia) gezdik. Bu Gotik yapının inşasına 1298 yılında başlanmış. Bitişi 19.yy'a kadar sürmüş. Ön cephesi (Plaça Nova'ya bakan) inşaat halinde, herhalde güçlendirme yapılıyor. Muazzam. Arka kapısından, havuzlu avludan girip küçük şapelleri görerek ayin yapılan ana binaya girdik. Çok etkileyici bir iç mimarisi var. Buradan yine dar mahallelerden dolaşarak belediye binası ve meclis önüne geldik. Nihayet Palau Reial'in (Museu D'historia de la Ciutat) de açılma saati gelmişti. Audio Guide dahil 5. Müzenin, Palau Reial' nin altında bulunan 4000 m2 lik alan kaplayan Roma döneminde, Eski Barcino'da yaşantının izlerinin ve yerleşimlerinin ortaya çıkartıldığı kazı çalışmaları sergileniyor. Su kanalları, giderler, hamam, çamaşırhane, şarap imalathanesi, kilise kalıntıları oldukça iyi muhafaza edilmiş bir şekilde sergilenmekte.
Museu D'historia de la Ciutat; Metro istasyonundaki posterden çekilmiş bir fotoğraf. Üstteki yarı binayı dıştan gösteriyor. Alt yarı binanın yer altında yapılan kazıların sergilenişi, yani müzeinin içi Müzenin üst katında ise birkaç çanak-çömlek ile ortaçağ döneminden küçük kesitler sunuluyor. Müzenin yeraltı kazılarını anlatan bölümde İngilizce açıklamalar verilmiş ama diğer kısımda yoktu.
Sonra hem bir yemek yiyelim hem dinlenelim diyerek bir restaurant /cafe aramaya başladık. Musicale'ye yakın ana yol üzerinde bir yere attık kendimizi.Adını El Viejo Pop olarak hatırlıyorum. Garnitürlü ızgara biftek , salata, 6 dilimli Napoliten Pizza, birer kadeh şarap=17+bahşiş= 20. Pizza nefisti, ama hiç yemediğim kadar sarmısaklı. Palau de la Musica'ya bir metro istasyonu uzaklıkta olduğundan,vakit kaybeteyecek şekilde Zafer Takı'nı (Arc del Triomf) da görmek istedik. 1888 Sergisinin giriş kapısı niteliğinde bir anıt. Kırmızı tuğladan yapılmış, üzerinde iş dalları ile ilgili betimlemeler var. Bugün de çok ferah bir park alanının girişi konumunda.Bu parkın en çok sokak lambaları hoşuma gitti.
Arc del Triomf
Gündüz gözü ile Casa Battlo'yu gördükten sonra Plaça Catalunya'ya dönerek dinlenmek üzere bir kafe arıyoruz. La Ramblas'da sokak arasında Cafe Escriba'da bir sıcak çikolata, bir sütlü kahve için 5 ödeyip soluklanıyoruz biraz.
Meyvemizi yedikten sonra, Las Ramblas'dan aşağı doğru yürüyerek Colomb Anıtını yakından keşfettik. Bu anıt da 1888 Sergisi için yapılmış. 1493'te Amerika'dan dönüşünde karaya ilk ayak bastığı yere yapılmış ve eli ile batıyı işaret etmekteymiş. Ama açıyı biraz şaşırmış. Las Ramblas üzerindeki en yakın metro istasyonuna gidip Passeig de Gracia'ya gittik ki akşam yemeğini yiyelim. Travessera de Gracia 44-46 adresindeki Moncho's Barcelona'da daha önce tadına bakamadığımız tapasların ve paellanın tadına bakalım dedik. Bunun için uygun bir restaurant olarak göründü burası. Siparişi verdik: 2 kişilik paella (bizim bulgura benzer ama onların bir çeşit pirinç dediği deniz mahsüllü bir pilav), patatas bravas (kırmızı toz biberli, kızarmış dilim patates üzerinde de peynirimsi sos)+ deniz ürünleri tapası+2 kadeh şarap. Uzunca bir süre sonra iki tapasın ardından kocaman bir tepsi paella geldi ki neye ugradığımızı şaşırdık. Fakat bilemedik ki porsiyonların o kadar buyuk geleceğini. Gayet de güzeldi, o kadar acıkmışız ki yedik vallahi. Adisyon 42 olarak geldi. Afiyet olsun dedik kendimize:) |
||||||||||