Mezopotamya

"İki nehir arasındaki ülke". Eski Yunanlılar, Dicle ve Fırat nehirleri arasındaki bölgeyi bu şekilde isimlendirmişlerdir.

M.Ö. 8000'e kadar bu ülkede oldukça az insan yaşardı. Ancak, bitki ve hayvanların evcilleştirilmesi tarımda bir devrim oluşturdu. Böylece oluşan yiyecek fazlası ile nüfus artışı meydana geldi. Göçebeler ve mağaralarda yaşayan insanlar, çiftçi ve çoban durumuna geçtiler. M.Ö. 6000 yıllarında ilkel köyler tüm Mezopotamya'ya yayılmıştı.


Susa'da bulunan bu siyah granit başın Babil kralı Hammurabi'ye ait olduğu tahmin edilmektedir. Hammurabi (M.Ö. 1792-1750) tarihte bilinen en eski yazılı kanunları ortaya çıkarmıştır. Oluşturduğu feodal yapıdaki toplum, M.Ö. 18. yüzyılın başında Hititler tarafından ortadan kaldırılmıştır.

Yukarıdaki sancak, Ur Kraliyet Mezarlığında bulunmuş olup Sümer yaşamının çeşitli sahnelerini temsil eden bir plakadan meydana gelmiştir. Burada esirlerin Sümer Kralının önüne getirilmesi temsil ediliyor. Sümer sanatı, kendisini takip eden tüm Mezopotamya uygarlıklarını etkilemiş ve sanatlarında da damgasını vurmuştur.

19. yüzyılda yapılan bu resim, Mezopotamya şehirlerinden Nimrud ve saraylarını gösteriyor. Şehir, M.Ö. 9. yüzyılda inşa edilmiştir.


Mezopotamya Ziggurat İlk Hanedan Dönemi Kanatlı Boğa Ishtar Kapısı Ana Sayfa