| 08-11/12/2008 | Laodikeia |
|
||||||||||||||||||
|
Nereleri Gezdik?
|
Pamukkale antik dönemden beri termal bir yerleşim birimi olmuş. Değerini biraz da artıran bu olmuş. Gün yüzüne çıkartılmış ve çıkartılmakta olan Antik Laodekeia, Hierapolis ve Afrodias kentleri bu bölgede. Laodekeia ve Hierapolis'in Karya medeniyetine mi Frig medeniyetine ait olduğu tartışma konusu olmuş. Ağırlıktaki görüş Friglere ait olduğu yönündeymiş. Hatta Laodikeia'nın bir süre başkentlik yaptığı söyleniyormuş. Hıristiyanlar açısından, hepsi de Türkiye'de bulunan, ilk yedi kiliseden birisi Laodikeia'daymış, ancak görünür durumda değilmiş. Bu bölgede Bizans dönemine ait kilisler de mevcutmuş. Bununla birlikte Hıristiyanlıktan önce de tapınakların olduğu ve Musevi Cemaatinin yaşadığı tespit edilmiş. Laodikeia , Lycos Vadisi'ne uzanmış; şimdiki adını (Çürüksu) kaynak suyu ile karıştığında oluşan kötü kokudan alıyor olmalı. Burası aynı zamanda Mezapotamya'dan Sard'a uzanan İpek Yolu'nun geçtiği bir güzergah. İç kentler ve liman kentler arasındaki geçişler üzerinde. Zamanının tektil/moda ve finans merkezi. Çürüksu ırmağından su içen koyunların yünlerinin pek iyi ve meşhurmuş; öyle ki M.S.2. ve 4. yyda Efes'e ihraç eder hale gelmişler. Laodikeia 'da kazı çalışmaları çok yeni. Şu an görünürde fazla bir şey yok. Yaşam izleri M.Ö.5 bin yıl öncesine dayanıyor. Seleukos Kralı 2. Antiakhos karısı Laodice'i onurlandırmak üzere bu şehri inşa ettiriyor. Her antik kentte olduğu gibi merkezde bir sütunlu cadde var. Suriye Caddesi denilirmiş. Yer taşları iri kesme taşlar; at arabalarının tekerleklerinin geçişini kolaylaştırmak üzere geçiş kanalları yapılmış.
Deprem bölgesi olması sebebi ile de termal su bölgesi. Aynı zamanda çöküntü mağaraları var. Sular bazı noktalarda yer altından akıyor. Bu mağaralar suyun verdiği şekle göre oluşumunu sürdürüyor. Sebasteion Tapınağı koruyucu, şehrin koruyucusu olduğu için vergiden muaf tutulurmuş. Agoranın arkasında sonradan bazilikaya dönüştürülmüş bir hamam mevcut. Otelimizin bölgesine geri geliyor ve Seyir Restaurant'ta travertenlere karşı açık büfe öğlen yemeği alıyoruz. Orta karar... Karahayıt
Afyon'dan başlayarak tüm Pamukkale bölgesi termal bir turizm alanı. Tüm yıl açık tesisleri ile yerli ve yabancı turistlere hizmet vermekteler. Hierapolis Kutsal Şehir anlamına geliyor; M.Ö. 190 yılında kurulduğu ve adını Bergama'nın kurucusu Telephos'un eşi Hiera'dan aldığı bilinmekte. Kutsal olduğuna inanıldığından pek saldırı almamış. Başka bir özelliği de dünyanın en eski termal sağlık şehri olmasıdır. Apollon Tapınağı temelleri geç hellenistik döneme ait, tapınak olarak kullanılmakta olan bu yapının M.S. 3yy'dan kaldığı tespit edilmiş. Nekropol
Geç Hellenistik dönemden erken Hristiyanlık dönemine kadar çeşitlenen lahit, tümülüs ve ev tipi mezar tiplerini görmek mümkün. Ev tipi lahitler statü simgesi. Büyük komutanlar ve imparatorlar tanrısallaştırılıyorlar. Lahitlerin üzerinde statüler var. Açılırsa, soyulursa diye beddualar yazılmış. Ayrıca korumak için de medusa başı resmedilmiş, oyulmuş.
Hamam Bazilika Nekropol'den çıkar çıkmaz sol tarafta dimdik ayakta duran bu yapı evvelden hamam iken MS3 yydan itibaren bazilika'ya dönüştürülmüş. Domitian( ya da Frontinus) Kapısı
Sütunlu Yol
Tiyatro
Antik Havuz- Kazı Alanı Müzesi ( Büyük Hamam Kompleksi) Tiyatrodan indikten sonra aynı yerde bulunan antik havuzu ve küçük müzeyi gezebiliyorsunuz. Gezmek içinse havuza giriş ücretsiz. O soğuk havada dışarıdaki sıcacık havuza girmek isterseniz ücreti karşılığı antik kalıntılarla birlikte yüzebiliyorsunuz....
TRAVERTENLER 36 derece sıcaklıktaki suyun içinde bulunan Kalsiyum Hidro Karbonat havadaki oksijen ile olan teması sırasında karbondioksit ve karbonmonoksit uçarak kalsiyum karbonatın çökelmekte ve traverten oluşumuna sebep olmaktaymış. (İl Turizm Müdürlüğü) Travertenlerin üzerinde olduğunu sandığımız su birikintileri aslında kontrollü olarak verilmekteymiş, zira bu su yosunlaşma sebebi ile o pamuk görüntüyü yeşile döndürmekte ve cazibesini yitirmesine sebep olmaktaymış. Ayrıca ilk oluşumda yukarıda bahsi geçeken çökelme yumuşak kıvamda olduğundan üzerine basılması kararmalara sebebiyet verdiğinden bu cazibeyi azaltmadan burayı canlı tutatcak başka yollar bulunmuş. Travertenler kararmış gerçekten, suyu da az ancak bulunan çözüm; travertenleri ikiye ayırmışlar. Bir taraf dinlenir ve kendini yenilerken diğeri ziyarete açık. Turistlere yalınayak suya girmelerine izin veriliyor.
|
|||||||||||||||||||